İnternet Bankacılığı Dolandırıcılığında Bankaların Sorumluluğu

T.C.
YARGITAY
11. Hukuk Dairesi

E:2009/6744
K:2010/12858
T:13.12.2010

İNTERNET BANKACILIĞI DOLANDIRICILIĞINDA BANKALARIN SORUMLULUĞU

Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve  sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ….AŞ vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işyerindeki bilgisayarının çalınması sonucu davalı Ö.T  tarafından bir bilgisayar korsanıyla işbirliği yapılarak internet şifreleri kırılıp hesaplarına girildiğini, …A.Ş.’nin Mersin Şubesindeki hesabından sahte isimli S adlarına toplam 5.200 TL’nin bankanın başka şubelerine havale ettiklerini, durumu bankaya bildirerek hesaplarına bloke konulması talebinde bulunmasına rağmen davalı kişilerin havale ettikleri paraları ilgili şubeye giderek sahte kimlikle çektiklerini, 1.100 TL için bloke konulduğunu ve bu parayı aldığını, davalılar M. A. Ö. T. ve A. B.’nin ceza mahkemesinde yargılanıp ceza aldıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.100 TL’nin 09.09.2005 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ….A.Ş. vekili, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, ayrıca davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını bildirerek yetki ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, müvekkili bankanın gerekli tüm önlemleri aldığını, davacının bilgisayarının çalınması neticesinde davacının şifrelerine ulaşılarak olayın gerçekleştirildiğini, davacının gerekli özeni göstermediğini, işyerinin güvenliği için de gerekli önlemleri almadığını, davacıya gerekli uyarıların yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, olayın davacının hesabının bulunduğu Mersin ilinde gerçekleşmesi nedeniyle yetki itirazının reddine, davalılar hakkında ceza davası açılması ve daha uzun süreli ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği için zamanaşımı itirazının reddine, davalı banka tarafından kullandırılan sanal klavyeden girilen statik şifrelerin güvenlik açısından yeterli bulunmadığı, güvenlik açıklarının davalı tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığı, SMS ile şifre bildirim veya şifre üreten cihazlar ile dinamik şifre uygulamasının gerektiği, davalı bankanın tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.100 TL’nin 20.09.2005 tarihinden itibaren davalı…..A.Ş.’den 3095 sayılı yasa uyarınca avans faizi ile, diğer davalılardan reeskont faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Davalı ….A.Ş. vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Akbank T.A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı T.A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 188,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.